Faralya (Uzunyurt)

Bölgemiz

Faralya, diğer adıyla “Uzunyurt“; Muğla ilinin Fethiye ilçesine bağlı, Akdeniz ikliminin hakim olduğu, denizden 440 metre yükseklikte bir yeryüzü cennetidir. Köy, Muğla iline 165 kilometre, Fethiye ilçesine 25 kilometre, Ölüdeniz’e 10 kilometre uzaklıktadır.

Ekonomisi turizm ve hayvancılığa dayalı bu cennetin bulunduğu 40 kilometrelik bir alan içinde tarihi Roma ve Likya kalıntılarına, Kelebekler Vadisi’ne, Kabak Koyu’na ve çeşitli doğal zenginliklere ulaşmak mümkündür.

Hisar Mahallesi, Orta Mahallesi, Kabak Mahallesi olarak üç mahalleden oluşan Faralya milyonlarca yıl önce olan şiddetli depremlerin dağı adeta buruşturmasıyla yüzünü Akdeniz’e dönmüş, sırtını da Baba Dağı’na yaslamıştır. Sırtını kızıl çam ormanlarıyla kaplı sarp dağlara yaslamış bu köy, yamaç boyunca uzayıp giderken çevresinde birçok saklı cennet barındırır. Bunlardan biri Kabak Koyu’nda bulunan Kabak Vadisi, diğeri ise bir eşi de sadece Rodos’ta bulunduğu söylenen “Jarsey Tiger“, yani kaplan kelebeklerinin uçuştuğu Kelebekler Vadisi’dir.

Denize meyilli bir yamaçta, kızıl çam ormanları içinde bir kaç evden oluşan Faralya köyünün ismi Uzunyurt olarak değiştirilmiştir. Ancak bu isim sadece resmi işlemlerde kullanılmaktadır.

Sit alanı ilan edilmiş bu yörede her yerden tarih fışkırmaktadır. Dünyaca ünlü Times dergisi Türkiye’de bulunan 6 gizli cennet arasında Fethiye Faralya Köyü‘ne de yer vermiştir.

Faralya size yeşil ile mavinin, dalgalar ile dağların huzur içinde dans ettiği sıra dışı bir tatil sunacaktır. Köyün girişinde bulunan Orta Mahalle, Kelebekler Vadisi ve Aktaş plajlarına bakmaktadır. Kabak Mahallesi’nin altında ise Kabak Koyu uzanmaktadır. Faralya denize inen dik yamaçları ve kayalık sahiliyle birkaç kilometre ilerisinde bulunan Ölüdeniz’den bambaşka bir yapıdadır.

Faralya’dan gündüzleri Kabak Koyu’na inmek için doğanın içinde yürüyüş yapmak isteğiniz ağır basıyorsa patika yolu takip etmelisiniz. Yaklaşık yarım saat sonra bu muhteşem koydasınız. Yürümek istemezseniz Faralya son duraktan kalkan minibüsler, taksiler ve hatta bazen de traktörler sizi götürebilir.

Kelebekler Vadisi’ne gitmek isterseniz kırmızı noktaları takip edip halatları tutarak zorlu ama bir o kadar da zevkli bir yürüyüşe hazır olun. Acele etmeden, sakin manzarayı içinize çekerek ineceğiniz yol 1-1,5 saat sürecektir. Ama eğer ki sadece günübirlik bir tatil için gittiyseniz bu güzel inişi iyi düşünmeniz gerekir. Çünkü bu yolun geri çıkışı da var. Vadiye indiğinizde sizi zakkum çiçekleri, küçük bir şelale, göz alabildiğince uzanan pırıl pırıl masmavi bir deniz, geniş bir sahil, bungalovlar, çadır kurabileceğiniz alanlar, kiralanabilen çadırlar ve özellikle temmuz veya ağustos ayındaysanız şelalenin üzerinde uçuşan yüzlerce kelebek bekliyor olacak.

Sakin, dinlendirici ve ruhunuzun sükunetle dolacağı bir tatil istiyorsanız tercihiniz kesinlikle Faralya’dan yana olsun. Kahvaltı, deniz, kitap, öğlen yemeği, güneşin batışını seyretme, akşam yemeği, elinizle tutabileceğinizi hayal ettiğiniz yıldızların seyri ve uyku… Eğer bu tür bir tatil size uygun değilse, bir günlüğüne bile olsa Faralya’ya gidip bu güzel yeri yaşamak, tepeye çıkıp doyumsuz manzarayı seyretmek gerekir. Dağ manzarası, orman kokusu, muhteşem denizi, sakinliği, gece sessizlikte doğayla baş başa kalma şansı, doğanın şarkılar söylediği ve dinleyenin ruhuna hitap ettiği rüya gibi bir yer olan Faralya romantizmin öldüğünü iddia edenlere bunun tersini kanıtlıyor.

Köyde bulunan otellerden yoga eğitimi almadan, Faralya’dan Kabak Koyu’na kadar yürümeden, Kelebekler Vadisi ve 12 adaları denizden keşfetmeden, köyden bal ve adaçayı almadan, Likya yolunu az da olsa yürümeden Faralya’dan dönerseniz pişman olabilirsiniz.

 

kaynak: gezimananya.com

tr_TRTR
en_USEN tr_TRTR